Fakih-Der açıldı…

Fıkıh, Akaid, Kelam ve Hadis Eğitim Araştırmaları Derneği

Neden böyle bir dernek kurma ihtiyacı hissettik? Bu soruya verilecek makul, anlaşılabilir geniş açıklamalarımız var şüphesiz. Aslında beyanda bulunacağımız birçok izah, zaman içerisindeki yaklaşım ve uygulamalarımızdan daha açıklayıcı olmayacaktır. Ancak bir nebze zihnimizde canlanması ve mücessem hale gelmesi için kuruluş gerekçemizi özetle anlatmak gerekirse…

21. yüzyılın şu ilk çeyreğinde tarihin en önemli kavşak noktalarından birinde olduğumuz ve çok hassas bir süreçten geçtiğimiz yadsınamaz bir gerçektir. Mevcut görünüme baktığımızda pek çok alanda memnun olmadığımız bir durumla karşı karşıyayız. Değer yargılarımız yer değiştirmiş, kültürümüz yozlaşmış ve toplumumuz popüler kültürün dalgası altında ezilmiştir. Son derece önemli bu evreden geçerken, toplumumuz bugün çok yönlü derin bir krizle karşı karşıyadır. Bu krizin zihniyet, ahlak, toplum, siyaset, ekonomi, uluslararası ilişkiler gibi her alanda olumsuz, “ölümcül” yansımaları söz konusudur.

İnsanlığa model bir medeniyetin mirasçıları olan bizlere yakışan en doğru tavır, herhalde bu ikincisi olmalıdır. Sorunlarımızla yüzleşerek, onlardan kaynaklanan her türlü sorunsallara göğüs gerip, kendi medeniyet dinamiklerimizden beslenen gerçek çare ve çözümleri üreterek ortaya koymak; aynı zamanda bunları yaşamsallaştırmak suretiyle hep birlikte sorunların üstesinden gelebiliriz. Bekleyen değil inisiyatif alan, garantici değil risk alan, kolaycı değil güçlüğe talip olan, korkak değil cesur, pasif değil atılgan olduğumuz takdirde bize bugün için büyük görünen sorunlarımızın iyi niyet, azim, gayret ve metanetimiz karşısında nasıl küçüldüğünü göreceğiz. Yeter ki, bizlerde var olan Allah vergisi kabiliyetlerimizi ve potansiyellerimizi isabetle insanlığın ve toplumumuzun hizmetine amade kılalım.

Zamanın aktörleri olarak önümüzde iki temel tercih bulunmaktadır: Birincisi ya bu derin kriz ve onun getirdiği elim sorunlar karşısında kayıtsız kalıp kendimizi tarihin pasif bir nesnesine indirgeyerek anlamsız bir hayat sürmek ve hoşlanmadığımız durumlardan sadece şekva etmek; ya da birinciye mukabil inisiyatif alarak tarihin aktif bir öznesi olup krize ve getirdiği sorunlara karşı çözümler üretmek ve bunları gerçekleştirme yolunda asil bir mücadele vermek.

Bu inançla derneğimiz bir bilinci yeniden inşa ve ihya edecek bir neslin yetişmesi için kuruluşunu gerçekleştirmiştir. Bu meyanda insanlarımız için bir mektep vazifesi görecek. Zira biliyoruz ki, gelişen toplumlar ancak erdem sahibi üstün kabiliyet ve meziyetlerinin farkında olan ve inisiyatif alan bir nesille hedeflerine ulaşabilirler. Bugün toplum hafızamızın dağınıklığı sebebiyle problemlerimize bir bütünlük ve tutarlılık içerisinde yaklaşacak ve kendi dinamiklerinden beslenerek nihai çözümler üretecek nitelikli beyin gücünden mahrum durumdayız.

Yaşadığımız devasa meseleleri ele alabilmek, onları tahlil edip unsurlarına ayrıştırmak ve her birine yönelik müessir şifa vesileleri geliştirebilmek için her yönden donanımlı, erdem sahibi model kişiliklere muhtacız. Bugün ne yazıktır ki, yarının inşacısı gençlerimiz, kendine örnek alacağı model kişiliklerden mahrumdur ve bir öldürücü girdabın içindedir. Bu model kişilikleri yetiştirebildiğimizde ancak gençliğimizi bu öldürücü girdaptan kurtarabiliriz. Bu takdirde geçmişten devraldığımız problemlerimizle yüzleşebilir, gerçekliği kendi lehimize çevirebilir ve huzur ve barış ortamında bir yaşamdan bahsedebiliriz. Olayların hızlı gidişatı karşısında en acil zamanda, en etkin tercihlerle ihtiyaçlarımızı planlamalı, projelerimizi hayata geçirmeliyiz. Sabırlı, dirayetli, özverili bir çalışmayla erdem sahibi model bir nesil yetiştirmeliyiz.

Elbette Yaratıcı, her topluma kendileri için lazım gelen temel meziyetleri vermiştir; ancak toplumlar bunu geliştirmezler ve hatta potansiyellerini israf ederlerse büyük bir güçten de mahrum kalırlar. Bizler, temelde var olan meziyetlerimizden hareketle gerekli donanımlara ulaşıp, bugün tüm insanlığın bizden beklediği tarihi çıkışımızı yapmak durumundayız. Ancak bu vazifenin yerine getirilmesi durumunda tüm insanlığa karşı üzerimize yüklenen vebal ve mesuliyetten kurtulmuş oluruz.

İşte bu bilinçle Fakih-Der olarak bizler insanımızda var olan potansiyeli kuvveden fiile çıkarmak, onlara müspet davranış modelleri kazandırarak çevrelerini ve ait oldukları grupları olgunlaştırmak suretiyle yaşanabilir ve yeni bir dünyanın kurulmasında üzerine düşen vazifeyi bihakkın yerine getirecek “öncü” bir kuşağın yetişmesini ve yetiştirilmesi idealini taşıyoruz.

Fakih-Der Yönetim Kurulu